Humay Yılmaz - Hoşcakalın...

2016-10-29 18:37:01 / 15526 dəfə oxunub
Uzun uzun düşünürken kendimi çoçukluk anılarımın içinde bulmuştum o gece. Saçlarım güneş gibi parlak,gözlerim keskin,ellerim gücünü henüz kaybetmemiş ,en önemlisi hayatın sert yüzünden habersiz günlerim gelmişti aklıma. Yağmurlu bir günde yüzüme düşen damlaları sildiğim o gün nasıl da hızla akıp gitmişti.Şimdi yine yüzümde damlalar vardı,acı ,üzüntü,hayal kırıklığı ve özlemle akan gözyaşlarım … Merdivenleri artık eskisi gibi inip çıkamıyorum.Bazen komşu çocuklar elimden tutuyor,yardım ediyordu bana. Hanım da çekip gitti, bıraktı beni. Ara sıra gidip ziyaret ediyorum onu,Gün geçtikçe ona kızgınlığım daha da artıyor. Benden önce ölmemeliydi. Bu ihtiyar hiç yalnızlığa alışkın değildi ki.Mezarının başında çocuklarını şikayet ediyorum ona bazen. Vakti zamanında hepsine yuva kurup evlendirdik,ne var ne yok her şeyi verdik onlara.Şimdi hafta sonları bile zor geliyorlar. Bu şehre geldiğimizde iki kişiydik. Sonradan 6 kişi oluverdik. Vefasiz şehirde vefasız evlat yetişirmiş şimdi anlamaya başladım. İhtiyarlık belimizi bükse de aklım hala benimleydi Allahtan. Bir gece rüyamda rahmetli annemi gördüm. Hazırlan diyordu bana. Ah annem,ben çoktan hazırdım bir bilsen. Yalan dünyanın fani kuluydu bendeniz. Yalnızlığın en iyi yönü ölüm karşısında korkusuz olmakmış bunu da öğrenmiştim artık. Sabah kahvaltı sonrası,eh kahvaltı denmez ama ,neyse, çocuklarıma veda mektubu yazdım. Gidişimi fark etmeleri uzun sürecekti biliyorum. Elimde asam ve küçük çantamla yuvamı terk ettim. Son kez dönüp baktım,içimin acıdığını hissetsem de dönmedim. Yola çıktım.Memleketim beni bekliyordu sanki.Biliyorum sevdiklerim bu dünyadan göçeli çok olmuştu. Yine de son kez büyüdüğüm yerleri görmek istedim. Bir an heyecanlandım,kalbim genç bir delikanlının kalbi gibi pır pır atıyordu. Vatan böyle bir şey.Dünya onların da olsa yine de vatan vatan diye sayıklar vefalılar. Şafak vakti memleketimdeydim.Ara sıra ziyaret etsem de ilk kez hüzur içinde hissediyordum kendimi. Doğup büyüdüğüm evimize gittim ilk iş. Eski, bakımsız ,toz içinde olsa da mutluydum. Büyük şehirde olsa bu ev çoktan yutulurdu. Vefa var bizim buralarda. Eski radyomu çıkardım örümcekli dolaptan. Temizledim. Hala çalışıyordu . Biraz dinlendikten sonra dışarıya çıktım biraz dolaştım,ufak tefek alışveriş yaptım. Birkaç gençlik yıllarımdan tanıdığım ahbapları gördüm. Yüzümüzdeki çizgilerden bir birimizi zor tanıdık .Hiç gitmemişim gibi sıcakkanlılıkla davrandılar.Çay içtik lafladık. Ben gittiğim için,onlar kaldığı için pişmandı. Ertesi gün annemin babamin mezarına gittim.Esen rüzgar yüzüme yüzüme hatalarımı çarpar gibiydi.Evini neden bırakıp gittin der gibi.Herneyse. Kardeşlerimin mezarı da buradaydı. Abim ve yengem yan yana yatıyordu. Şimdi gençler geçimsiz,oysa onların ne kadar zorluklar yaşadığına şahittim. Yine de ayrılmadılar ve asla ayrılmayacaklar. Eve zorla geldim. Soğuk ter ve öksürük. Üşütmüş olmalıyım. Yaşlılık da bir şey değilmiş ,gençler değerini bilin her şeyin. Boş şeylere üzülüp efkarlanmayın.Hayallerinizin peşinden koşun ama aile bağlarını daim muhafıza eyleyin. Çocuklarım mektubumu aldımı acaba? - Sevgili çocuklarım,sizlerden ayrılmayı hiç istemedim,Veda ederken de sizleri işinizin arasında rahatsız etmek istemedim.Sizi seviyorum. Allah a emanet olun ve çocuklarınıza ,eşinize sıkı sıkı bağlanın.İnanın ki başka hiçbirşeyin pek de önemi yok bu hayatta. Hoşçakalın… 
Son xəbərlər
Reklamların sayı artsa da…
2019-06-18 09:38:40
Bütün hüquqlar qorunur: © Copyright 2016-2019 SabahInfo.az Müstəqil İnformasiya Agentliyi
Ünvan: Bakı şəhəri, Azərbaycan Nəşriyyatı, 9-cu mərtəbə
Tel: (994 55) 440 34 97
Tel: (994 55) 627 08 25

E-mail: [email protected]
Baş Redaktor: Ədilzadə Ədil Tahir oğlu
DİQQƏT!!! Materiallardan istifadə edərkən SabahInfo.az Müstəqil İnformasiya Agentliyinə istinad zəruridir !!!