Humay Yılmaz - Adalet ,insan hakları, eşitlik…

2017-02-24 11:45:00 / 9737 dəfə oxunub
İzlediğim filmlerde hepsi vardı. Modern masallar ülkesi gibi . Karmaşık zamanın ortasında göz açmıştık yalan hayata .Keşke ağlama sebebim evde bir sürü oyuncağım varken yenisini istemem olsaydı. Dağ gibi derdimiz sınır çekmişti hayallerimize .Savaş ortasında ,eli yalın köylülerdik.Galiba alnımızda ‘’ölsün’’ yazısıyla doğmuştuk. İçimizden bir çok çocuk uykusunde meleklere gülümserken şehit olanlardandı.
Bir gece insanların bağırış seslerine uyandım. Silah sesleri vardı. Annem bize sarıldı. Evin en kuytu köşesine saklandık. Kardeşlerim ağlıyordu. Onlara bu korkuyu unutturacak bir şey yapmalıydım. Ayağa kalktım, dans etmeye başladım. Gülümseyerek ,korkmayın. O ses havayı fişek sesleridir,kardeşlerim,dedim. Çıkan sesleri bastırmak için sesimin çıktığı kadar şarkı söylemeye başladım. O an onlara korkuyu unutturmayı başarmışdım. Başarmam gereken bir şey daha vardı.
Sabaha karşı aydınlık olmadan korkunç bir sessizlik eşliyinde evimizin yıkıntıları içerisinden geçmişi hatta şüpheli geleceğimizi terk ettik. Bazı köylerden sonra bizim köy de düşmana teslim olmuşdu . Gözlerimiz babamızı arıyordu.Yoktu, bir daha da hiç olmadı. Adı kayıplar listesinde hala.
Bizi kurtarıp ,ölümü göze almıştı. Biz de onsuz yaşamanın nasıl olacağını düşünemezdik. Kanadımız kırıkken bir kayıp vereceğimize ölmeyi göze aldık. Bir birimize kenetlendik. Sıkı sıkı tutunduk .İlerlemeye başladık. İlahi bir güç bizi kasabaya ulaşmaya yardım etti. Askerlerimizi görünce yere yığılıp hıçkıra hıçkıra ağladığım hep aklımda.
Soğuktan ayaklarımız donmaya başlamıştı. En korkunç olanı gücümüzün tükenmeye başlamış olmasıydı. Annem ayağı takılarak düşdüğünde onu bırakıp yola devam etmemiz için bize yalvardı.
Köyümüz hala düşman elinde. Şimdi kırka merdiven dayadım. Annemi kaybedeli hayli oluyor. Kendi ülkemde göçkün gibi ordan oraya savrulup durduk. Okuyup bir şekilde ayaklarımız üste duruyoruz. Ama bir yerlerde kanayan bir yaramaız var. Vatan,yurt. Doğduğum ev,nerede? Ne halde?
İnsan hakları susuyor. Dünya susuyor. Hala İslam dünyasında katliamlar,savaşlar devam ediyor. Çocuklar ,masum insanlar koca devletlerin politika kurbanı. El uzatan az, yalan diyen çok. Acı gerçekler kalplerimizi deşmeye devam ediyor. Adalet filmlerde,oyunlarda kalmasın.
İçler acısı , düşman o topraklarda özgürce gezerken,bizler ,yeni nesil televizyon kanallarında yarışlarda , dalmışız boş heveslere. Hocalı nerede desen bilirler mi acaba?
Hocalı. 26 Şubat 1992 . 83 çocuk,106 kadın, 70 yaşlı, toplam 613 kişi hayattan vahşice koparıldı. Sayısız rehin . O işgenceyi,katliamı anlatmak imkansız. Yaşanmış ,insanlıkdışı ,canice .Sözler yetersiz sadece. Yapılan hiç birşeyi unutmayalım. Unutturmayalım. HOCALI bir daha yaşanmaması umuduyla…

Son xəbərlər
Bütün hüquqlar qorunur: © Copyright 2016-2019 SabahInfo.az Müstəqil İnformasiya Agentliyi
Ünvan: Bakı şəhəri, Azərbaycan Nəşriyyatı, 9-cu mərtəbə
Tel: (994 55) 440 34 97
Tel: (994 55) 627 08 25

E-mail: [email protected]
Baş Redaktor: Ədilzadə Ədil Tahir oğlu
DİQQƏT!!! Materiallardan istifadə edərkən SabahInfo.az Müstəqil İnformasiya Agentliyinə istinad zəruridir !!!